Yönlendirilmiş enerji, yoğunlaştırılmış (konsantre halde bulunan) elektromanyetik enerji, atomik ve atom altı parçacıkları ifade eden genel bir terimdir. Bu silahlar, düşman ekipmanlarını, tesislerini, personelini yok etmek, karşı sistemleri ve mühimmatı etkisiz hale getirmek, düşmana zarar vermek veya cihazları imha etmek için kullanılan yüksek derecede odaklanmış enerjiyi ifade eder. Yönlendirilmiş enerji, elektronik savaş yöntemlerinin önemli bir alt kümesini oluşturur. Bu alandaki teknolojinin her geçen gün gelişmesiyle, yönlendirilmiş enerji sistemleri daha güçlü ve etkili hale gelmektedir. Işık hızında saldırabilen yönlendirilmiş enerji silahları, klasik ve kıtalararası füzeleri etkisiz hale getirme kapasitesine sahiptir. Yönlendirilmiş enerji, savunma sanayi alanında devletlere birçok fayda sunmaktadır.
Bu enerjiyi kullanan silahlar, sistemler ve mühimmat; ışık hızında hareket edebilme, hava koşullarından bağımsız olarak kullanılabilme, aynı anda birçok hedefi vurabilme, hedefe birden fazla müdahale edebilme, çeşitli seviyelerde hasar verebilme, çevreye minimum zarar verme ve düşük işletme maliyetine sahip olma özelliklerine sahiptir. Benzer şekilde, imha, tespit ve kullanım görevleri de başarıyla gerçekleştirilebilir.
Yönlendirilmiş enerji ile güçlendirilmiş silahlar; düşman silahlarını veya sistemlerini bozabilir, iletişimi kesebilir ve sistemi manipüle edebilir. Düşman kuvvetlerinin cihaz ve ekipmanlarına hasar, yıkım ve aksama neden olur. Yönlendirilmiş enerji, radyo frekans sistemleri, lazer sistemleri, elektromanyetik fırlatma sistemleri, uydu karşıtı ve yüksek güçlü mikrodalga sistemlerini içerir. Ülkeler, belirli bir yönde ve belirli bir yoğunlukta yönlendirilen enerji silahları anlamına gelen yönlendirilmiş enerji silahlarına yoğun ilgi göstermeye başladı. Ülkelerin bu alana yaptığı yatırımlar her geçen gün artıyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ordusu, cephaneliğine yönlendirilmiş enerji silahları eklemeye başladı. Defense News’e göre, askeri yetkililer Northrop Grumman ve Raytheon’a yönlendirilmiş enerji silahları geliştirmek için sözleşmeler verdi. Benzer şekilde, Lockheed Martin de Amerikan ordusunun ihtiyaç duyduğu yönlendirilmiş enerji çözümlerini üretmek için çalışıyor.
Lazer silah sistemleri, radyo frekansı ve diğer yönlendirilmiş enerji teknolojileri, askeriye için karşı önlem alternatifi sağlamak amacıyla hava, kara ve deniz platformlarında kullanılmak üzere geliştirilmektedir. Modern savaşın dönüşümünde yüksek teknoloji ihtiyacını karşılamak için çabalarını sürdüren bir diğer ülke ise Çin Halk Cumhuriyeti’dir. 28 Kasım 2017’de Çin Milli Savunma Bakanlığı, insansız hava sistemlerini engellemek için tasarlanmış yeni bir lazer tabanlı hava savunma silahının testine ilişkin bir video yayınladı. Rusya’nın, insanlı/insansız hava araçlarındaki yönlendirme cihazlarını ve hassas güdümlü füzeleri imha edebilen yönlendirilmiş enerji silahı geliştirdiği biliniyor. Türkiye bu alandaki çalışmalarına ve faaliyetlerine devam ediyor. ROKETSAN’ın IDEF 2019’da tanıttığı ALKA, Türkiye’nin bu alandaki kararlı ilerlemesinin bir göstergesidir. Günümüzde, değişen tehdit türlerine göre, yenilikçi teknolojilerle tasarlanmış yeni savunma ihtiyaçları ortaya çıkmaktadır.
ALKA, elektromanyetik dalgaları bozma ve tekli veya sürü halindeki insansız hava araçlarını güvenli bir şekilde imha etme veya işlevsel olarak engelleme yeteneği sayesinde yeni tehditleri önleyebilecektir. ALKA’nın mobil ve sabit olarak kullanılabilme özelliği, güvenlik güçlerimize sunacağı fırsatların önemli bir unsurudur. Bazı araştırmacılara göre, yönlendirilmiş enerji, savaşın doğasını değiştirebilecek ve bu teknolojiye sahip olanlara operasyon alanında üstünlük sağlayacak bir enerji türüdür. Bazı araştırmacılara göre ise bu enerji için aşırı vaatlerde bulunulmaktadır. Başka bir deyişle, bu alandaki teknoloji henüz vaatleri karşılayacak yeterli seviyeye ulaşmamıştır. Alandaki gelişmeler göz önüne alındığında, yönlendirilmiş enerji teknolojilerinin askeri operasyonların etkinliğini artıracağı ve stratejik operasyonları kolaylaştıracağı gözlemlenmektedir. Ayrıca, bu teknolojinin sivilleri ve diğer canlıları doğrudan zarar vermeden elektronik sistemlere saldırması, savaşta sivil nüfusun korunması ve zarar görmesinin önlenmesi ilkesi açısından büyük önem taşımakta ve yeni nesil savaşlarda ihtiyaç duyulan yüksek teknolojinin edinimi için umut verici niteliktedir.